Karadeniz’in Zeugma’sı görenleri hayrete düşürüyor

Hadrianopolis Antik Kenti (Paflagonya Hadrianoupolis), Karabük ilinin Eskipazar ilçesindeki Budaklar, Büyükyaylalar, Çaylı ve Beytarla köylerini kapsıyor. Kazılar 12 ay boyunca devam ediyor. Antik kent ücretsiz gezilebiliyor. Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Konfederasyonu’nun (TÜMBİKON) davetiyle bölgeye gidip bu antik kenti keşfetme şansım oldu. Kazı başkanı Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş’ın verdiği bilgiler sayesinde antik kentle ilgili birçok detay öğrendim.

‘Beş iyi imparator’

Hadrianopolis’in kuruluş tarihi tam olarak bilinmiyor. Bazı kaynaklar MÖ 6’ncı yüzyılda olduğunu yazıyor ama çoğu kaynak MÖ 1’inci yüzyılda ‘Caeseria’ ismiyle kurulduğunu belirtiyor. MS 2’nci yüzyıla gelindiğinde, efsanevi Roma İmparatoru Hadrianus döneminde ismi
Caesaria Hadrianoupolis olarak değiştirilmiş. Tabii insan Hadrianus’un neden bu kadar önemli olduğunu ve kentin hangi sebeple onun adını aldığını da merak ediyor. Tarih sayfalarında biraz geriye gidip ‘Beş iyi imparator’ olarak bilinen ve MS 96-180 arasında Roma İmparatorluğu’nu birbiri ardına yöneten Nerva, Trajan, Hadrianus, Antoninus Pius ve Marcus Aurelius dönemlerine bir göz atalım…

Beş iyi imparator döneminde Roma İmparatorluğu en refah ve en gelişmiş zamanını yaşamış. Bu imparatorların üçüncüsü Publius Aelius Traianus Hadrianus, yönetimde olduğu 21 yılın 12’sinde ülkeyi baştan başa gezmiş. Gittiği her şehirde imar ve altyapı çalışmaları için büyük maddi destek sunmuş. Halk tarafından çok seviliyormuş, bu yüzden birçok şehre onun ismi verilmiş. İşte Paflagonya Hadrianoupolis de bu kentlerden biri. Şehir Roma döneminde önemli bir pazar yeriymiş. Adına para basılan bir darphanesi varmış. Mermer sütun ve sütun başlıklarına bakınca oldukça gelişmiş olduğunu da görüyoruz.

Hıristiyanlık açısından da büyük bir öneme sahip olan kente Bizans döneminde kiliseler ve bazilikalar yapılmış. MS 8’inci yüzyılda kentin deprem, yangın gibi bir felakete maruz kaldığı ya da bir akına uğrayarak istila edildiği düşünülüyor. Selçuklular kente geldiklerinde yıkık bir şehirle karşılaşmışlar, bu nedenle buraya ‘Viranşehir’ adını vermişler. Halk arasında Viranşehir ismi hâlâ kullanılıyor.

Antik kentte hamamlar, kiliseler, kaya mezarları, kült alanları var ama insanı en çok etkileyen eserler eşi benzeri olmayan mozaikler. Chora Kilisesi’nin tarihi MS 5’inci yüzyıla kadar gidiyor. Taban mozaiklerinde Eski Ahit’te adı geçen Nuh’un Gemisi ve Cennet Bahçesi hayvanları canlandırılmış. Fil, tavuskuşu, geyik, kaplan, benekli tavuk, kuş, karaca, griffon mozaikleri gerçekten olağanüstü. Griffon nedir diye sorabilirsiniz çünkü griffon gerçek bir hayvan değil, mitolojik bir yaratık. Vücudu aslan şeklinde, kafası ve kanatlarıysa kartal gibi. Mitolojide bu yaratığın vücudundaki aslan cesareti, başındaki kartalsa gücü sembolize ediyor.

Dört Nehir Kilisesi’nin birinci evresi MS 5’inci, ikinci evresiyse MS 6’ncı yüzyılda tamamlanmış. Kilise’deki ‘naos’ta yani ibadet edilen mekânın zemininde Eski Ahit’te adı geçen ve ‘Cennet Nehirleri’ olarak bilinen Geon (Nil), Phison (gerçek olup olmadığı bilinmeyen ama Arap Yarımadası’nda olduğu sanılan Havilah), Tigris (Dicle) ve Euphrates’in (Fırat) ‘personifikasyon’u yani kişileştirme betimleri görülüyor. Bu mozaiklerin dünyada başka örneği yok. Yapı kilise işlevini yitirdikten sonra önemli din adamları buraya gömülmüş. Mozaiklerin arasında göze çarpan taşlar, aslında bu mezar taşları. Hamam A ve Hamam B olarak adlandırılan yapılar tahminen MS 5’inci yüzyılda yapılmış.

Benzersiz mozaikler

Antik kentin ilginç yapılarından biri de Geç Roma konutu. Bu yapının özel olmasının en önemli sebebi ev sahibi ve sahibesinin betimlendiği mozaikler. Daha önce bir örneği görülmeyen bu mozaikler gerçekten hayret uyandırıyor.

Kuzeybatı Nekropol Kilisesi, MS 4’üncü yüzyıl sonu, 5’inci yüzyıl başına tarihleniyor. Depremle yıkılan yapı MS 6’ncı yüzyıl başında yeniden inşa edilmiş. Kilisenin apsis zemininde, görkemli bir bahçede karşılıklı duran iki tavuskuşu, bir kaptan su içerken betimlenmiş.
Tavuskuşunun çağlar boyunca güzelliği, asaleti, ihtişamı sembolize ettiği, ebedi hayat ve cennetle ilişkilendirildiği biliniyor. Bu mozaiklerle ölümsüz bir ruha kavuşmanın anlatıldığı düşünülüyor. Hemen yakınındaki panolarda aslan ve boğanın su içtiği görülüyor. Doğada tasvir edilen boğa İncil yazarlarından Lucas’ı, hareket halindeki aslan İncil yazarlarından Marcos’u temsil ediyor.

Kaya mezarlarına MS 2’nci ve 7’nci yüzyıllar arasında gömüler yapılmış. Güney Nekropol olarak adlandırılan mezarlık alanında 2018-2022 yıllarında gerçekleştirilen kazılardaysa 146 mezar tespit edildi. Antik kentin kalesi MS 3’üncü yüzyılda inşa edilmiş. İç kaledeki demir maske, yapının askeri amaçla kullanıldığını gösteriyor. Yakın zamanda antik kentte bulunan bir yazıt sayesinde de tıp tanrısı olarak bilinen Asklepios’un Karadeniz’deki varlığı tespit edildi.

Ihlamur kokuları içinde konaklayın…

Karabük’ü ziyaret edince Yenice Belediyesi tarafından inşa edilip işletilen Ihlamur Teras’ta kalabilirsiniz. Bu tesis içinde 30 adet bungalov, restoran, 150 kişilik toplantı-konferans salonu ve Doğa Müzesi var. Doğanın kalbinde, ıhlamur kokuları eşliğinde konaklamaya siz de bayılacaksınız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir